Kardeşlerim öncelikle gösterdiğiniz ilgiden dolayı çok teşekkür ediyorum.
skiden iğne vurmak diye bir şey olmadığı için bu konuda âyet, hadis ve eski müctehid sözü yoktur. İnsan vücuduna veya kafasına batan, böylece içeriye giren bir nesnenin orucu bozup bozmayacağı konusunda Ebû Hanîfe “boza
Güneş ve ay tutulmasında ikişer rekât nafile namaz kılmak, tutulmaları önlemek, yahut gidermek için değildir. Belki bu hâdiseler, böyle ibadetlerin vakitleri olmasındandır. Nasıl güneş göğün tam ortasına gelince öğle namazının vakti geldi, diyor, namaz kılıyorsak; güneş tutulunca, yahut Ay kapanınca da, Resûlüllaha uyarak iki rekât namaz kılıyor dünyayı ve kâinatı vaz ettiği kanunlarıyla idare eden Rabbimize hamd ve şükürler ediyoruz.
->
Kuranı Kerimin çok ayetinde Allah cc nurundan bahseder peki ne demektir açıklamaya çalışalım inşallah.
Nasıl anlaşılacağı, nasıl yorumlanacağı konusu bir yana Kur’an’da Allah Teala hem nurundan, hem kendisinin nur olduğundan, hem de ruhundan söz ediyor. Allah’ın nuru “Allah’ın dini, İslam” manasında kullanılıyor (Tevbe: 9/32; Saff:61/8), Buhari’de geçen bir hadiste de Allah’ı görmekten bahsedilirken “O nurdur, onu nasıl görebilirim” deniyor (Nur, ışık, aydınlık görülmez, o başka şeylerin görülmesini sağlar).
Ezanımız, camimiz, minaremiz, selamlaşmamız, günlük dildeki dinî motiflerimiz, giderek açılsa bile kılık kıyafetimiz, bayramlarımız, âdâb-ı muaşeretimiz (görgü kurallarımız)… müslümanlar olarak bizim alâmet-i fârıkamızdır (bizi başka din ve kültür mensuplarından ayıran işaretlerimiz, nişanlarımız, şiarlarımız, sembollerimizdir). Bugün bu nişanlarımızı korumak dünkünden daha önemli hale gelmiştir; çünkü artık topluluğumuz çoğulcudur, çok kültürlüdür, çok inançlıdır; bu çoklar yedi renk gibi ayrışmış, birbiri ile alakalarını asgariye indirmiştir;
Kuranı kerimde (andolsun zamana ki,insan gerçekten ziyan içindedir.asr)buyrulmaktadır.bu ayet zamanın önemine işaret etmektedir.Peygamber efendmizde hadisi şerifinde ,insanın iki şeyin kymatini bilmemktedir boşa geçirmektedir,birisi zaman birisi sağlıktır.buhari)zamanın önemine işare etmektedir .

Allah’a kulluk etmek, O’na (Allah’a) bir fayda sağlamak için değil (çünkü O’nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur), kulluk edeni, başkasına kul köle olmaktan kurtarmak, hür kılmak, insanlığın (insan için mukadder olan kemali) gerçekleştirmek, kendini ve dolayısıyla Rabbini tanımak içindir.
Tedavi maksadıyla yapılan dolgu, alçıya alma, sargı vb. caiz, hatta dince de gereklidir. Bu durumda deriyi yıkamak mümkün değildir veya çok zordur; işte bu “mümkün olmamak veya zor olmak” durumlarında din ruhsat verir (kolaylık sağlar) ve dolgu, sargı, alçı vb. nin üstü meshedilir (dolguda yıkanır), bu mesih ve yıkama hem gusül hem de abdest için yeterli hale gelir. Aksini iddia etmek dini bakımdan doğru ve isabetli değildir.