DÜNYA-AHİRET DENGESİ
Aziz Müslümanlar,
Resûl-i Ekrem (s.a.) Efendimiz, kurtarıcı sözlerinin birinde, “Akıllı insan, nefsini hesaba çekip onu dizginleyebilen ve her zaman faydalı işler peşinde koşup ölüm ötesi için hazırlık yapan kimsedir. Doğruyu bulmaktan âciz olan ise, nefsinin arzularına boyun eğip, onun isteklerine uyduğu halde hâlâ kurtulacağını sanan kimsedir” buyurmuşlardır.
Hayat faaliyetler alanı, ölüm ise bu faaliyetlerimizin karşılığını bulacağımız ebedi âleme geçiştir. Yüce Kur’an’ın ifadesiyle, “Hayat sadece bu dünyadaki yaşayışımızdan ibarettir. Bir daha diriltilecek değiliz” diyenler, böylece öbür âlemi, o âlemdeki sorgu suali, nihai adaletin tecelli edeceği mahkeme-i kübrayı, cennet ve cehennemi inkâr edenler, gafletlerinin farkına vardıklarında –ne yazık ki- iş işten geçmiş olacaktır.
->
Sefer yolculuk belirli bir mesafeye gitmek demektir.Bu mesafe orta yürüyüş ile üç günlük,yani 18 saatlik,bir uzaklıktan ibarettir.günümüzde bu mesafe 90 kmolarak belirlenmiştir.Bulunduğu yerden 90 km uzağa giden kişi dinen seferi sayılmaktadır.ve bu yolculuğa giden kişi dinen bazı hukumlerden muaf sayılamktadır.
Gittiği yerde 15 gün veya daha fazla kalmaya niyet eden kişi seferi olmaz mukim olur ve seferiye tanınan haklarda muaf sayılır.15 günden az kalırsa seferi sayılır.
->
herhangi bir tarikata bağlanmak şart mıdır? tarikatlara inanmak ne kadar doğrudur? tarikattakilerin dediğine göre ölünnce ahirette tarikat lideri müritlerine şefaat edecekleri söyleniyor doğruluğu nedir?
cevap:Şimdi yapılacak iş, dinimizi, o büyüklerin kitaplarından; yetkili âlimlerce, doğru tercüme edilen kitaplardan öğrenmek ve bunlara uygun yaşamaya çalışmaktır. Bu kitapları okuyan, hem bilmediklerini öğrenmiş olur, hem de kitapta ismi geçen Velileri tanıyarak, kalbi onlara meyleder, bağlanır. Bütün dünyaya saçtıkları nurları alıp, olgunlaşmaya başlar.
bir evli çift bir gusül abdesti almadan birden fazla ilişkiye girebilir mi? bi gecede eşiyle bir kac kez ilişkiye girmek isteyen kişi her defasında tekrar gusül abdesti almak şartmı dır acaba?
cevap:Her defasında abdest almak şart değildir tek abdest yeterlidir kardeşim
ENGELLİLER ve SORUMLULUĞUMUZ
Muhterem Cemaat!
Yüce Allah insanlara sayısız nimet vermiştir. Ama bazı insanlar doğuştan veya daha sonra bu nimetlerin bir kısmından mahrum kalabilmektedir. Herkes her şeye sahip olamıyor. İnsanın gözleri görmeyebilir, kulakları duymayabilir veya herhangi bir organı sakatlanabilir. Dünyanın her yerinde olduğu gibi, ülkemizde de engelli insanlarımız bulunmaktadır. Nice insanlar sağlıklı iken bir hastalık veya kaza sonucu engelli olabilmektedir. Bütün bunlar bizim için bir imtihandır. Nitekim Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: “Andolsun sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma ile deneriz. (Ey Peygamber!) Sabredenleri müjdele! O sabredenler, başlarına bir musibet geldiği zaman: “Biz Allah’a aidiz ve sonunda O’na döneceğiz” derler.
İşte Rablerinin bağışlaması
Hz. Ömer (r.a), sessizce Allah Resulünün dinlenmekte olduğu odaya girer. Girdikten sonra bir an çevresine göz gezdirir. Tavana asılmış kuru bir deri parçası, bir torbanın içinde bir kaç kilo arpa, duvara dayalı birkaç ağaç yaprağı ve yerde Hz. Muhammed’in (s.a.v) üzerinde uyumakta olduğu hurma lifinden örülmüş kaba bir hasırdan başka bir şey göremez.
Bu manzara karşısında ağlamaya başlayan Hz. Ömer’in hıçkırıkları Rasulullah’ı (s.a.v) uyandırır. Allah Rasulü uykudan kalkınca hasırın mübarek vücudunda iz yaptığını gören Hz. Ömer ise bu defa omuzları sarsıla sarsıla ağlamaya başlar. Peygamber (s.a.v) sorar:
- “Ey Hattab oğlu! Niçin ağlıyorsun?”
Hz.Hüseyin 620 yılında mübarek gözlerini açmıştır, ,İsmini ise bizzat sevgili peygamberimiz koymuştur.6 yaşına kadar sevgili peygamberimiz ile yaşamıştır.Babası hilafete geçmesi ile babasının yanıda yer almıştır.Babasının vefatından sonra ağabeyi Hz hüseyin hilafete geçmesi ile ağabeyine itaat etmiştir.Hz hüseyin ilim ve hizmetler ile meşgul olmuştur Muaviyeden sonra yezidin Hilafete geçmesi ile mübarek Hz.Hüseyin çok vahim bir şekilde susuz bırakılarak,işkence ile kerbelada yezidin ordusu tarafında vahşi bir şekilde hiç acımadan peygamber torununu gözü dönmüş yezidin ordusu şehit etmiştir,bugün hala Hz.Hüseyin için tüm islam alemi gözyaşı dökmektedir.
Hz Hüseyin ilim,irfan ibadet ahlaki faziletler ile zirvede yaşamış mübarektir.Peygamber efendimiz hadisi şerifte Allahım ben bunları seviyorum sende onları sev diye dua etmiştir Allah cc hepsinden razı olsun.
hz .Hasan r.a 625 yılında medinede dünyay gelmiştir.669 yılında vefat etmiştir.Hz. hasan peygamberimiz sav çok benzerdi,Babasının kufede şehit edilmesinden sonra hilafete getirilmiştir.hz. hasan 6 ay hilafette kalamıştır.Müslümanların birbirleri ile savaşmalarını istemediğinden dolayı muaviye ile anlaşmış ve hilafeti muaviyey bırakmıştır.Böylece babasminının küçükken söylediği (Allah bu oğlum sebebiyle müslümanlardan iki büyük fırkanın arasını ıslah edecektir)Buhari hadisi gerçekleşmiş oldu.
Bünyamin Topçuoğlu Kuranı Kerim Sultanahmet ile nayikalbim
KERBELA’YI ANLAMAK
Kardeşlerim!
Cennet kapılarının ardına kadar açıldığı ramazan ayı, mü’minlerin malı mülkü, makamı, şöhreti ellerinin tersiyle iterek kefen misali bembeyaz elbiselere bürünüp mahşer provası yaptıkları hac mevsimi derken, Rabbimizin hikmet ve rahmetine mazhar olmuş zaman dilimlerinden olan muharrem ayının içerisinde bulunmaktayız. Şehrullah” yani Allah’ın ayı olarak bilinen muharrem ayı, Hicrî takvime göre birinci aydır. Bugün Hicrî 1433’ncü yılı Muharrem ayının yedisi. Yeni hicrî yılımız hepimiz için mübarek olsun. Muharrem ayının, tarihimizde, kültürümüzde önemli bir yeri vardır. Muharrem ayı aşure ayıdır. Ve muharrem ayı bizlere, ciğerlerimizi dağlayan Kerbela’yı hatırlatan aydır.
kuranı kerimde büyü ile ilgili ayetler şunlardır.
Sihir ve sihirbazlarla ilgili sure ve ayet numaralarından bazılar aşağıdadır:ı:
Yunus, 10/75:
“Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Mûsâ ve Hârûn’u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum oldular.”
Kişinin kimseye muhtaç olmadan hayatını surdurebilmesi ve çoluk çocuğunun nafakasını temin edebilmesi için meşru yoldan çalışıp helalinden kazanması dini görevdir.
bu aynı zamanda bir ibadettir.
halal yollardan kazanç temin edilmesi gerektiği gibi israf edilmeden temiz ve helal olan yerlere harcanması gerekir.
Niteki kuranı kerimde (ey iman edenler ,eğer siz ancak Allah kulluk ,size verdiğimiz rızıkların iyi ve temiz olanından yiyinve Allah şuredin/bakara272).buyrulmaktadır.
Social Widgets powered by AB-WebLog.com.